Gökhan Erten, Suriçi’ndeki kenar köşe mekânların izini sürmeye devam ediyor. Suriçi’nde hâlâ varlığını sürdürebilen kaymakçı-kahvaltıcı Boris’in Yeri’ni ziyaret eden Gökhan, her daim iştahımızı açan mermer tezgâhın diğer tarafına geçip, neredeyse asırlık olan bu lezzetin arkasındaki emeği anlamaya çalışıyor. Kumkapı’nın yüzyıl önceki çok dinli ve dilli yaşamından kalan mekanın geçmişini, şimdisini anlamak ve geleceği üzerine düşünmek için Eyüp Mazat’ı dinliyoruz.
Öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz?
Eyüp Mazat. Yirmi beş yıldır burada çalışıyorum. Doğum tarihim 1980. Kumkapı doksanlardan önce daha güzeldi. Gayrimüslimlerin yaşadığı bir bölgeydi. Şu anda da güzel ama o zamankinden daha farklı. Şu anda genelde güneydoğumuzun insanlarının yaşadığı bir bölge. Özbek, Türkmen yabancıların da yaşadığı bir bölge oldu.
Tarihi Yarımada’da, Kumkapı’da özellikle, Kör Agop gibi Boris’in Yeri de çok eski yıllara dayanıyor. Buranın tarihini Suriçi okuyucularına anlatabilir misiniz?
1936 yılında Boris [Peçatikov] ağabey babasının yanında çalışmaya başlamış ama Boris ağabey babasının ne zaman çalıştığını, açtığını bilmiyordu. Boris ağabey 1996 vefat etti. Oğlu bakıyordu. O da vefat etti. Şu an torunu bakıyor. Dördüncü kuşak işletiyor.
Boris’in yeri Kumkapı’da hangi özelliğiyle dikkat çekmektedir? Yani buradaki insanlar buraya neden gelir?
Kaymaklı ekmek kadayıfı.
Eski İstanbullu insanlarının tercihi değil mi bu? Eski Fatih’ten gelenler falan…
Evet, gelenler hep buraya kaymak ve ekmek kadayıfı için gelirler. Yani doksanlarda. O zamanlarda dondurmayı kendileri üretip satıyorlarmış. Akşamüstü bayağı bir kuyruk olurmuş dondurmaya. Boris Ağabey hatta güllü külahta dondurma verirmiş çocuklara.
Boris’in Yeri’nde hangi yiyecekler bulunmaktadır çeşit olarak?
Bizde kahvaltı var. Yemek olayı yok. Süt ürünleri en başta kaymak, yoğurt, süt. Kahvaltıda belli bir zamana kadar bunlar varmış. Sonra belli bir dönemden sonra da işte tüm kahvaltı çeşitleri oluşturuldu.


Boris’in yerinin bulunduğu Kumkapı nasıl bir semttir?
Burası Suriçi. Yani her yeri güzel. Kumkapı, İstanbul’un en eski yerlerinden. Cumbalı evleri çok meşhurdur. Denize yakın olduğu için çok daha güzel. Yani eski İstanbul’un zenginleri, üst seviyedeki insanları Kumkapı’da ve Gedikpaşa’da yaşarlarmış.
Herhalde biraz da balıkçılık uğraşılan da bir yer…
Balık. Evet, balık işi yaparlarmış gayrimüslimler. İşte sardalye, balık kuruturlarmış. Bayağı bir balıkçılık işleri varmış. Yani on, on beş yıl öncesine kadar da burada zaten şey vardı, balıkhane vardı. Şu an Gürpınar’a gönderdiler.
Boris’in Yeri’nin müşterileri kimlerdir? Kimler tercih eder?
İstanbul’un eski insanları. İstanbul’un yerli insanları. Kumkapı’dan, Bakırköy’e gitmiş, Adalar’a taşınmış… O insanlar tercih eder. Ama şu an biraz sistem değişti. Buralar genel olarak hep otel bölgesi olduğu için şimdi turist sayımız da çok fazla. Zaten Güney Kore’de biz bayağı bir meşhuruz. Günlük elli altmış kişi sadece Güney Kore’den geliyor.
Boris’in Yeri’ndeki ürünler nasıl üretiliyor? Hangi malzemeler kullanılıyor? Nereden ulaşım sağlanıyor?
Kaymak, ekmek kadayıfı, tereyağı, yoğurt onları kendileri üretiyorlar. Öbür ürünler de işte kaliteleri bozmadıkları sürece belli bir yerlerden tedarik ediyorlar.
1936’den beri devam eden bir üretim var…
Daha önceden seksenlerde falan kaymağı, ekmek kadayıfını burada, kendileri üretiyorlar. Şu an başka bir yerde üretiyorlar.
Burasının Kumkapı’daki yeri nedir?
Boris dediğin zaman ilk akla gelecek şey, kaymaklı ekmek kadayıfı. Boris Ağabey dünya çapında bir marka.
Mustafa Yoker’in “Parev Kumkapı, Kalimera Samatya” kitabında görmüştüm. Orada da bahsi geçiyor burasının. Peki, buraya gelen ünlüler, yazarlar ya da edebiyatçılar var mı?
Tabii ki çok fazla ünlüler var.
Bahseder misiniz?
Yani Instagram’dan bakmak lazım. Yani bayağı birileri geliyor buraya. Mesela isim olarak hatırlamıyorum da yirmi gün önce Güldür Güldür’deki oyuncu geldi. Instagram’a bakmak lazım. Galatasaraylı bir futbolcu geldi. Benim futbolla çok alakam olmadığı için bilmiyorum.
Ata Demirer’i gördüm.
Ata Demirer, kışları her on beş günde bir gelir sabahın erken saatlerinde.
Yazarlar var mıdır edebiyat camiasından?
Vardır ama ben yani bilmiyorumdur. Çünkü gelen herkes de kimliğini açıklamıyor.
Gayrimüslimler Kumkapı’da kendilerini gösteriyorlar mı?
Çok az. Yani yaşlılar kaldı. Doksanlardan önce çok daha fazla gayrimüslimler yaşıyordu burada. Şu an çok az. Yani yaşlılar diyelim, çok az bir insan kaldı
Peki, Kör Agop’u gördünüz mü birebir?
Yok hayır. Torunu var şu an. Onu da torunu işletiyor.
Kumkapı’da denizcilik nasıldı? Balıkçılıkla beslenen bir yerdi burası.
Tabii ki balıkçılıkla işletilen bir bölge Kumkapı. Balıkçıların çok katkısı olduğu bi yerdi Kumkapı. Neden? Çünkü sabahları gemiler gelirdi. İşte herkes yemek için bir yerlere dağılırdı. Yani burası balıkçıyla doluydu. Balık kokusundan içeri girilmezdi. İşkembeci de öyle, bizim burası da öyle. Bütün işte kasabından, manavından, fırınından… Çok büyük alışverişler yaparlardı bizden de. Yani şu an balıkçı kalmadı burada.


Suriçi’nde böyle tarihi mekânların korunamaması ya da tutunamaması ya da babaların, dedelerin vefat etmesi, torunların dükkânları devretmesi sizce nasıl bir şey? Hüzünlü mü?
Tabii ki hüzünlü. Yani burada bildiğimiz işletmeler var. İşte babasından kalmış, dedesinden kalmış ama çocukları veya torunları işletemiyorlar.
Sonuçta tarihi mekânlar ve kalıcı izler bırakan mekânlar bunlar.
Çok eski markalar var. Yani ismini duymamışınızdır belki ama çok köklü firmalar vardı. Hepsi çocukları tarafından işletilemedi ve kapatıldı.
Peki Boris’in Yeri’nin ilerideki akıbetine ne diyorsunuz? Yani geçmişi, tarihi anlaşılmış ama ilerisi?
Yani bizler de son çalışanlarıyız diye düşünebilirim.
Nesilden nesile aktarılacak mı sizce burası?
Bence aktarılmaz. Neden? Çünkü bizim işimizin hiç bir sosyal faaliyeti yok. Cumartesi yok, Pazar yok. Sabah altı, akşam… Yani şu pandemiden önce akşam on buçuktu. Şu an pandemiden sonra işte yediye çektik de, işte biraz daha rahat çalışıyoruz. Yani böyle işleri artık yapacak eleman zor bulunur.
Peki insanların Kumkapı’da maddi durumları nasıl? Sizce eski maddi durumları gibi mi?
Eskiden tabii elit insanların oturduğu bir bölgeydi. Şimdi öyle değil. Yurt dışından gelen Özbekler, Türkmenler… Yani maddi olarak çok iyi bir yer değil.
Yani kültürel olarak değişti…
Tamamıyla değişti yani kültür olarak.
Kumkapı için ne temenni ediyorsunuz? Boris’in Yeri tarihi olarak Suriçi’nde, Fatih’te yer edinmiş bir yer. Kumkapı’nın ilerisi, geleceği ne olursa daha iyi olur?
Burası tabii ki tamamıyla artık turistik bir bölge oldu. Yani dünyadan insanların ilk geldikleri yer Sultanahmet, Beyazıt, Kumkapı… Yani bu bölgelere çok daha özen gösterilip, maddi manevi düzenlemelerle, projelerle çok daha güzel olması gereken bir yer. Çünkü dünya Sultanahmet’e akın ediyor
Kumkapı’daki o eğlence kültürü sizce hala devam ediyor mu yoksa azalma var mı?
Tabii ki… Eğlence tabii ki devam ediyor ama yani eskisi gibi değil. Yani eski müşteriler yok. Eskiden bir de şu vardı; İstanbul’da doksanlı yıllarda, doksanlı yıllar öncesinde sadece eğlence mekânı Kumkapı vardı. Şimdi birçok yerler var yani baktığın zaman.
Kumkapı hep eğlencenin bir merkezi… Yani restoranlarıyla şu an öyle. Ama bu değişimle birlikte Kumkapı esnafı da, meyhaneleri de, hatta Boris’in Yeri de belki de etkileniyor.
Ya işte zamanla hep… Değişimler süreç içinde. Eskiden mesela işte buralar, Gedikpaşa, bildiğiniz gibi hep kunduracılar varmış. Adamlar işçilerini getirirmiş toplantı yaparmış. Yemeğini yermiş, giderlermiş. Bir sonraki dönemde işte vur patlasın çal oynasın oldu. Dansözler vesaireler… Şimdi de hani Türk de geliyor ama genelde turist akımı oldu yani.
Kumkapı bugün biraz daha göçmen ağırlıklı bir yer mi oldu? Ne düşünüyorsunuz?
Şu an turistik ağırlıklı


Bu durum tehlikeli mi sizce?
Yani tehlikeli midir? Değildir bir açıdan, bir açından da evet doğrudur. Çünkü turist işte belli bir zaman vardır. Belli bir zaman yoktur ama Türk halkı her zaman buradadır, her zaman gelir.
Peki, Kumkapı’ya geldiğimizde nerelere gitmeliyiz?
Kiliseleri var güzel. Çok güzel camiler var. Restoranlar var. Görmeniz gereken cumbalı evler var. Kumkapı’nın çok tarihi eski evleri… Yani onları görmek lazım. Kadırga bölgesinin çok güzel ahşap evleri var. Mesela burada bir tane camimiz var Türkiye’deki veya İstanbul’daki tek ahşap minareli olan cami burada.
Rum, Ermeni yapıları duruyor mu burada peki?
Tabii ki tabii ki… bunlar tarihi zaten, bunları yıkamıyorlar. Bunlar eski tarihi evler olduğu için yıkıp yapamıyorlar. Çok var öyle cumbalı evler. Zaten tarihi binalar…
Suriçi’ndeki o eski gayrimüslimler Boris’in kaymağına geliyorlar mı? Böyle bir şeye şahit oldunuz mu?
Sekiz on yıl önce şöyle bir şey olmuştu. Bir tane bayan bir müşteri geldi. Yaşlıydı vitrine bakıyordu dedim “Buyurun”. Dedi ki “Bakacağım”. “Buyurun bakabilirsiniz” dedim. Bir süre baktıktan sonra içeri geldi. “Eskiden bakıyorduk alamıyorduk maddi açıdan, şu an param çok, sağlık açısından yine alıp yiyemiyorum” demişti. Bu beni çok ilgimi çekmişti.
Gayrimüslimler buraya döndüklerinde Kumkapıya döndüklerinde neler hissediyorlar Boris’in Yeri’ne geldikleri zaman?
Tabii ki çok oluyor. Yani İstanbul’dan belli bir yaşta gitmiş. Yurt dışına gitmişler işte, yaz tatillerine geldiklerinde mutlaka böyle uğruyorlar ve hüzünleniyorlar. Ağlıyorlar. Yani çok şeylere şahit oluyoruz.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Bu çevrenin emniyet açısından daha güzel olması lazım. Yani burası Suriçi olduğu için, İstanbul burası, ilk İstanbul. Eskiden mesela Bayrampaşa’daki insan Gedikpaşa’ya geldiği zaman “Ben İstanbul’a gidiyorum” diyormuş. Gedikpaşa ile beş kilometre yok mesafesi ama burası İstanbul. Yani çok daha güzel olması lazım çok daha projeler ile geliştirilmesi lazım Suriçi’nin.
Biz de Suriçi Topluluğu olarak sizlere teşekkür ediyoruz. Boris’in Yeri’ne umarız daha çok insan uğrar ve buranın tarihinin yaşatılmasına destek olur. Tekrar teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim. Kolay gelsin
Gökhan Erten, 1989 yılında İstanbul Fatih’te doğdu. Uzun yıllar belgesel sinema, dizi ve film sektörlerinde set emekçisi olarak çalıştı. Çocukluğunun geçtiği Suriçi sokaklarının hafızasını geleceğe taşımak amacıyla Suriçi Topluluğu’nun bir parçası oldu. Topluluğa belgesel ve video prodüksiyonunun yanı sıra etkinlik fotoğraf ve video çekimleriyle katkı sunmaktadır.
