Eylül ayı buluşmamızı 27 Eylül’de, arkhe.alan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirdik.
Öncelikle kapılarını bize açan arkhe.alan’a içten bir teşekkür etmek istiyoruz. Yalnızca buluşmamız için mekân sağlamaları değil, ihtiyaç duyduğumuz her konuda gösterdikleri ilgi, destek ve işbirliği de bu buluşmayı bizim için çok daha güzel ve rahat hale getirdi. Farklı insanların bir araya gelmesine, konuşmasına, fikir üretmesine ve yeni çalışmaların filizlenmesine alan açan böylesi mekânların varlığını çok değerli buluyoruz. Suriçi Topluluğu’na gösterdikleri yakınlık ve misafirperverlik için arkhe.alan ekibine bir kez daha teşekkür ederiz.
Oldukça verimli ve keyifli geçen Eylül ayı buluşmamızda devam eden çalışmalarımızı, önümüzdeki dönemde gerçekleştirmeyi planladığımız etkinlikleri ve masaya gelen yeni proje fikirlerini konuştuk. Kimi çalışmalar biraz daha şekillendi, kimileri için yeni fikirler ortaya çıktı; bazı projelerin de güzel haberlerini aldık.

Toplantıda konuşulanlardan kısa kısa notlarımız şöyle:
Gerçekleşen Etkinlikler
Eylül ayı temamız kapsamında Suriçi’nde çok kültürlülük üzerine gerçekleştirdiğimiz Pakrat Estukyan Söyleşisi üzerine konuştuk. Konunun, farklı toplulukların Suriçi’ndeki gündelik yaşam deneyimleri ve kentin çok katmanlı yapısı üzerinden nasıl ele alınabileceğini değerlendirdik. Suriçi’nin farklı dönemlerde barındırdığı toplulukların, gündelik hayatın ve kültürel çeşitliliğin bundan sonraki çalışmalarımızda nasıl daha görünür kılınabileceği üzerine fikir alışverişinde bulunduk.
Devam Eden Çalışmalar
Sözlü Tarih Atölyesi kapsamında bugüne kadar yapılan çalışmalar ve atölyenin geldiği aşama hakkında Elif’ten bilgi aldık. Atölye sürecinde edinilen deneyimleri ve bundan sonra neler yapılabileceğini konuştuk.
Daha önce gündeme gelen ve sözlü tarih çalışması yapmak isteyenler için temel bir kaynak oluşturmasını amaçladığımız Sözlü Tarih Rehberi üzerine yapılan çalışmaları değerlendirdik. Rehberin kapsamı ve hazırlanma süreci üzerine konuştuk.
İMÇ’nin Dönüşümü belgesel projesindeki gelişmeleri Uzay’dan dinledik. Topluluk içerisinden gelen destekle belgeselin ihtiyaç duyduğu müzik konusunda çeşitli katkılar yapıldığını öğrenmek ayrıca sevindiriciydi. Uzay, bir sonraki toplantımızda projeyle ilgili daha ayrıntılı bilgi verecek.
Bir süredir üzerinde çalıştığımız Suriçi Konuşmaları projesinin hazırlık sürecini de değerlendirdik. Ekim ve Kasım ayı konuşmacıları ve programları netleşti. Programın yapısını ve işleyişini görmek amacıyla önce bir deneme gerçekleştirmeye ve buradan edineceğimiz deneyimle programı geliştirmeye devam etmeye karar verdik. Bizim de heyecanla beklediğimiz Suriçi Konuşmaları’nın duyurusunu Ekim ayı içerisinde yapacağız.

Önümüzdeki Dönem Etkinlikleri
Önümüzdeki dönem temalarımızdan biri olan Suriçi ve edebiyat/yazın kapsamında neler yapabileceğimizi konuştuk. Bu çerçevede daha önce Müze Gazhane’de gerçekleştirilen Altını Çizenler Kulübü formatının Suriçi’ne uyarlanması fikri üzerinde durduk. Katılımcıların belirlenen tema doğrultusunda okudukları metinlerden kendilerinde iz bırakan pasajları paylaşmaları ve bu pasajların açtığı yollardan birlikte sohbet etmeleri fikri hepimizin hoşuna gitti. Projenin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmayı Tanser yürütecek. Etkinlikle ilgili ayrıntıları Ekim ayı içerisinde paylaşacağız.
Oğuzhan’ın şimdiden efsane olmaya aday karakteri Rauf Ziyaeddin’in oluşturulma hikâyesini de dinledik. Rauf Bey’in maceralarına bizim de katılacağımız bir etkinlik için çalışmalar son hız devam ediyor. Şimdilik çok fazla ipucu vermeyelim; gelişmeleri sosyal medya üzerinden paylaşmaya devam edeceğiz.
Onur’un sürdürmekte olduğu Yedikule Bostanları sözlü tarih çalışmasıyla ilgili güzel haberler aldık. Onur’un bireysel olarak yürüttüğü projenin internet/web ayağına Suriçi olarak destek verecek ve sayfamızda çalışmaya alan açacağız. Onur ayrıca projenin kapsamını anlatarak katkı vermek isteyen topluluk üyelerini de çalışmaya davet etti.

Eylül buluşmamızdan geriye, devam eden çalışmaların biraz daha ilerlediğini görmek kadar, yeni fikirlerin ve olası işbirliklerinin verdiği heyecan da kaldı. Suriçi Topluluğu’nu biraz da böyle düşünüyoruz: Bir fikrin başka bir fikirle karşılaştığı, birinin başladığı işe bir başkasının katkı sunduğu, bazen yalnızca bir sohbetle başlayan şeylerin zamanla bir projeye, etkinliğe ya da ortak bir üretime dönüşebildiği açık bir alan.
Önümüzdeki dönemde hem devam eden projelerimizi geliştirmeye hem de yeni etkinlik ve çalışma fikirlerine alan açmaya devam edeceğiz. Suriçi’ne dair anlatacak bir hikâyeniz, peşine düştüğünüz bir konu, gerçekleştirmek istediğiniz bir proje ya da sadece “şöyle bir şey yapsak güzel olmaz mı?” dediğiniz bir fikir varsa, buluşmalarımıza bekleriz.
Bir sonraki buluşmada görüşmek üzere.
