30 Ocak Cuma günü Zeyrek’ten başlayıp İMÇ bloklarına uzanan bir keşif rotasını geride
bıraktık. Suriçi topluluğu olarak, aramıza ilk kez katılan yeni yol arkadaşlarıyla birlikte, şehrin
katmanları arasında geçireceğimiz güne, tarihi Zeyrek semtinde çay eşliğindeki sohbetlerle
ısınarak başladık. Henüz yola çıkmadan önce, birlikte olmanın keyfi ve sıcaklığıyla soğuk
havayı ardımızda bıraktık.

Sonrasında rotamız bizi Zeyrek Çinili Hamam’ın müze bölümüne taşıdı. Mimar Sinan’ın bu
özel yapısında, hamam kültürünün taşıdığı çok katmanlı hafızayı deneyimledik. Rehberli
gezi sayesinde, yapının mimarisine, işlevine ve zaman içinde geçirdiği dönüşümlere
yakından bakma fırsatı bulduk. Daha önce fark edilmemiş ya da bilinmeyen bu detaylar,
mekânla kurduğumuz ilişkiyi derinleştirdi. Bizi misafir eden Zeyrek Çinili Hamam ekibine
özenli eşlikleri için teşekkür ederiz.

Buradan sonra yürüyüş, Zeyrek’ten İMÇ bloklarına doğru devam etti. Tarihi dokudan
modernizmin belirgin çizgilerine geçiş, rotaya bambaşka bir boyut ekledi. İMÇ’nin ikonik
mimarisi, geometrik düzeni ve özellikle de mozaikleri, katılımcıların en çok dikkatini çeken
öğeler oldular. Bildiğimiz caddelere, defalarca önünden geçtiğimiz yapılara bu kez daha
yavaş, daha dikkatli bir gözle bakmak, hepimiz için kıymetli bir tecrbeydi.
İMÇ’de, plan dışı gelişen ama akışa doğal biçimde dahil olan bir karşılaşma da yaşadık.
Sokak sanatçısı No More Lies ile kendi atölyesinde tanışıp sohbet ettik. Katılımcıların
birçoğu için şehrin çeşitli yerlerinde severek baktıkları duvar resimlerinin yaratıcısıyla yüz
yüze gelmek, günün unutulmaz anlarından biriydi. Bu rastlantısal buluşma, rotanın sürprizli
ve açık uçlu doğasından keyif aldığımız bir anıya dönüştü.
Etkinlik sonrasında paylaşılan geri bildirimler, bu yürüyüşün klasik bir gezinin ötesinde, bir
paylaşım alanı olarak deneyimlendiğini gösterdi. Katılımcılar, birlikte düşünme ve deneyim
paylaşma halini çok değerli bulduklarını, benzer projelerin ve kolektif üretim süreçlerinin
parçası olma isteklerini dile getirdiler. Müze gezisinin rehberli olması, İMÇ’de sanatçıyla
tanışma imkânı, sohbetin doğal biçimde akması, topluluk üyesi Uzay’ın devam eden
belgesel projesine ve İMÇ’ye dair paylaşımları ve çocukların da bu deneyimin parçası
olması katılımcıların belirttiği öne çıkanlar arasındaydı.
Tarih, mimari ve kültürel mirasın iç içe geçtiği bu yürüyüş, şehre birlikte bakmanın ve birlikte
anlamlandırmanın ne kadar çoğaltıcı olabildiğini bir kez daha hatırlattı.
Katılan, katkı sunan ve topluluğu büyüten herkese teşekkürlerimizle.
