Suriçi Topluluğu’nun Nisan ayı buluşmasını ve nisan ayı temamız dahilinde planlamış olduğumuz Mekan, Mekanın Kaybı ve Bellek isimli söyleşimizi Atakan Üçgül ile birlikte Fener Vlahsaray Panayia Rum Ortodoks Kilisesi toplantı salonunda gerçekleştirdik.

Suriçi Topluluğu Genel Toplantı Notları
İstanbul’un çok katmanlı ve kadim belleğinin bir parçası olan Vlahsaray Panayia Rum Ortodoks Kilisesi’nin geçmişi 16. yüzyıla dek uzanıyor. Son yıllardaki çalışmalar ile Kilise arazisinde şehrin kullanımına açık bir toplantı salonu işlevsellik kazandı. Yapı ve süreçler hakkında daha detaylı bilgi için buradaki röportaja göz atabilirsiniz. Böyle bir mekanda toplanmış olmak hepimiz için son derece heyecan vericiydi.

Tanışma konuşmalarının ardından buluşmalarımıza ilk kez katılanlar için Suriçi Topluluğu’nun neler yaptığı üzerine hep beraber konuştuk. Geçtiğimiz ay içerisinde yapmış olduğumuz etkinlikler ile ilgili değerlendirmeler yaptık. Nisan ayı içerisinde gerçekleştirdiğimiz ve çokça ilgi gören Yedikule Bostanları gezimizdeki deneyimler üzerine paylaşımlar yapıldı.

Hafızayı Sürdürülebilir Kılmak: Dünyada Başarılı Topluluk Modelleri online eğitimi hakkında konuşurken kültür ve tarih üzerine araştırma yapan meraklıların faydalanabileceği bir sözlü tarih eğitimi projesinin geliştirilmesine dair ilk adımlara da şahit olduk. Topluluk üretim süreçlerine çok güzel bir örnek oluşturan bu canlı deneyimin meyvelerini en kısa sürede görmek için sabırsızlanıyoruz.

Geçtiğimiz ay topluluğumuzun kendi kendine organize olan etkinliklerine güzel bir örnek olan hamam buluşmasının keyifli ve düşündürücü anlarını Elif Şen’den öğrendik. Ardından Mayıs ayı temamız olan “Mahallenin Temel Taşı Nedir?” sorusuna odaklandık. Bu konudaki fikir ve etkinlik önerileri üzerine konuştuk. Yapılması muhtemel oriyentiring temelli bir etkinlik projesinin detayları üzerine tartışmalar yaptık.
Söyleşi: Mekan, Mekanın Kaybı ve Bellek – Atakan Üçgül


Nisan ayı temamız olan Kentsel Dönüşüm ve Soylulaştırma hakkında Atakan Üçgül ile keyifli bir söyleşi de gerçekleştirdik. Atakan Üçgül bize şehrin çok katmanlılığın sildiği izler, yarattığı yeni işaretler, kaybolan mekan algısı üzerine şehirden gördüğümüz ve görmediğimiz bir çok örnekler verdi. Şehrin değişen dinamikleri üzerine düşünmemize yarayacak birçok soru ve cevapla çıktık bu güzel söyleşiden.
Bu ayki buluşmamızın keyifli ve verimli geçmesini sağlayan Fener Vlahsaray Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’na, Laki Vingas’a, Atakan Üçgül’e ve salon sorumlusu Tahsin Bey’e çok teşekkür ediyoruz.

Gelecek Ay
Mayıs ayında “Mahallenin Temel Taşı Nedir?” sorusuyla yeniden bir araya geleceğiz ancak bu kez buluşmamızı 7 Haziran’da yaza merhaba diyerek yapacağız. Etkinlik, gezi, yazı ve araştırma önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Suriçi’nin ruhunu keşfetmeye, hikâyelerini derinlemesine anlamaya ve onu deneyimleyenlerin anlatımlarıyla zenginleştirmeye devam ediyoruz. Sen de aramıza katıl, birlikte yeni fikirler üretelim ve bu yolculuğu büyütelim.
