Mart ayında topluluğumuz tarafından organize edilen keyifli bir etkinlik yaptık. Topluluğumuzdan Ayşegül Kaya’nın İstanbul Bitmeden kitabı eşliğinde Fener ve Balat çevresinde keyifli bir yürüyüştü bu. Etkinliğin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. Turun hemen ertesinde ANAMED’de açılan “Cümle Fener Burada: Hane, Mahalle, Saray ve Şehir” sergisi ise yaptığımız bu keyifli gezide öğrendiklerimize yeni pencereler açmak için güzel bir tesadüf oldu.

“Fenerlilerin Maddi Dünyası” araştırma programının bir ürünü olan sergi İstanbul’da Rumca konuşan Ortodoks Hristiyan seçkinlerinin yoğun yaşadığı Fener bölgesindeki yaşama odaklanıyor. “…Osmanlı İmparatorluk projesi için gerekli Avrupa dilleri ve tıp alanındaki bilgi birikimleri,[…]Ortodoks kilisesiyle siyasi ilişkileri ve üstlendikleri kilise görevleri”* sayesinde önemli bir konumda olan Fenerli Rumlar 18.yüzyıl başından itibaren yüzyıllık süre boyunca Eflak ve Boğdan voyvodalıklarını da yöneterek Osmanlı yönetiminde son derece önemli bir rol oynadılar. Sergi bu önemli görevi üstlenen bir voyvodanın macerasını Fenerdeki evinden başlayarak bürokratik, törensel ve maddi süreçleriyle izlememize fırsat veriyor.

Sergide bu önemli göreve atanan Fenerlilerin Haliç ve çevresinde yarattıkları yeni yaşamın ulaşılabilen örneklerine dair birçok bilgiye sahip olmak mümkün. Hatta üç boyutlu mimari ve dijital canlandırmalarla bunu tecrübe de edebiliyorsunuz. Fener hanelerinin alandaki yerleşimlerini gösteren kartografik görseller de bu konuda oldukça açıklayıcı. Fener’deki gündelik yaşama dair çeşitlilikler ve renkler gün yüzüne çıkarken Fenerlilerin görevlendirildikleri bölgelerin yaşamına olan etkilerini de sergide görebilirsiniz.

Fenerli hanelerden Haliç sahil hattı boyunca günümüze kalmış olan üç yapı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek Haliç Sanat Fener Evleri adı altında birer sanat galerisine dönüştürüldü. Bu yapılardaki sergileri gezmek sanatsal bir etkinliğin yanında tarihsel bir yolculuk aynı zamanda. Bu güzel şeylerden bahsedip de Tur-i Sina Metokhion’un bahsetmemek olmaz. Döneminin mimari özelliklerini muhafaza etmeye çalışan bu yapının yeniden işlevlendirilmesinin Haliç rotasına renk getireceği şüphesiz. Bir başka hoş tesadüf de topluluk olarak ilk etkinliğimizin Haliç Sanat Fener Evlerindeki sergi ziyaretleri olması. Bu geziye ait notlara da buradan ulaşmak mümkün.

Fenerli Rumların Osmanlı yönetimsel hiyerarşisi içerisinde yer almasına neden olan olayların başrolünde fahri bir Fenerlinin, Dimitri Kantemir’in, olması da kaderin garip cilvelerinden birisi herhalde. Boğdan Voyvodası Dimitri Kantemir 21 yıla yakın İstanbul’da yaşamış bir Boğdan prensiydi. Babası voyvoda olunca İstanbul’da rehin tutulmaya başlanmış ve bir Osmanlı yönetici eliti olarak yetiştirilmişti. Voyvodalığa getirildikten sonra Prut Savaşında Rusya’dan yana taraf olması Osmanlı’nın yerel yöneticilere olan bakışını değiştirdi. Yukarıda bahsettiğim hasletleri sebebiyle de Fenerli Rumların bölge yönetimine getirilmesine karar verildi. Böylece Fener Haneleri ve Osmanlı idaresi için yepyeni bir dönem başladı.

Dimitri Kantemir (ya da Kantemiroğlu) hayatının yarısına yakın bir zamanı İstanbul’da geçirdi. Klasik Türk Müziğinin notaya dökülmesine yönelik çalışmaları ve yazdığı Osmanlı İmparatorluğu’nun Yükselişi ve Çöküşü Tarihi ile yetiştiği kültürde izler bırakan Kantemir’in İstanbul’da en uzun ikamet ettiği yer Fener bölgesi idi. Önce Fethiye cami civarındaki Boğdan Sarayı’nda daha sonra da Fener’de yaptırdığı sarayda yaşadığı biliniyor. Boğdan Sarayı şapelinden kalan kısım son zamanlarda koruma altına alındı. Yapıdan geriye pek bir şey kalmasa da yeri ile ilgili bilgi sahibi olunabiliyor.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bo%C4%9Fdan_Saray%C4%B1#/media/Dosya:Bo%C4%9Fdan_Saray%C4%B1_%C5%9Eapeli_1.JPG
Dimitri Kantemir Sarayı ise müze olarak açılmış ancak yaptığımız gezide gördük ki alana girmek mümkün değil. Hemen yanındaki kafe alanı içinden rica ile geçerek ulaştığımız yapının kalan kısmının tarih ve kültür meraklılarına tekrar açılması Fener bölgesinin zengin geçmişine yapılmış önemli bir katkı olacaktır.


Topluluk etkinliklerinin güncel kültür ve sanat ortamı ile kesişmesinin düşündükleri üzerine tasarlanan bu yazının şehrin keşiflere ne kadar açık olduğunu da hatırlamamıza vesile olmasını umalım. Tabi eğer kapılar açıksa.
* Bir İmparatorluk Biyografisi – İhtilaller Çağında Osmanlı Yönetimi ve Fenerliler / Christine M. Phillou / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 2021
