29 Mart Pazar günü, Diş Hekimi Cem Özkartal’ın desteğiyle Samatya Deniz ve Spor Kulübü salonunda, Suriçi Topluluğu’nun 8. buluşmasını “Kadın Olmak” temasıyla gerçekleştirdik.
Güne Başlarken: Farkındalık İçin Alan Açmak
Topluluk üyemiz Nilüfer’in yürütücülüğünde gerçekleşen “Günlük Hayata Bakış: Bir Farkındalık Çalışması” ile başladık. Bu kısa egzersiz, katılımcıları gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark etmeden geçtiğimiz deneyim farklılıklarına bakmaya davet etti. Eğitim, beden, ekonomi, kimlikler gibi başlıklar üzerinden; bazı durumların kimler için daha kolay, kimler için daha zor olabileceğini birlikte düşündük. Kişisel paylaşımın tamamen isteğe bağlı olduğu bu akışta, katılımcılar ister kendi deneyimlerinden ister gözlemlerinden yola çıkarak düşünme ve dinleme alanı buldu.



Kadın Hikâyeleri: Çoğul Deneyimlere Kulak Vermek
Bu başlangıcın ardından, kadınların kendi hikâyelerini 9 dakikalık anlatılarla paylaştığı bölüme geçtik. Farklı geçmişlerden ve deneyimlerden gelen kadınlar, hayatlarından kesitleri samimi ve güçlü bir dille aktardılar. Bu bölüm, kadın olmanın tekil bir tanımı olmadığını; aksine çok katmanlı, çoğul ve birbirinden farklı deneyimlerle şekillendiğini görünür kıldı.
Şükran Onuk; gezgin bir kadın olmayı, farklı coğrafyalarda tanık olduğu kadınlık hâllerini ve kendi yolculuğunu besleyen motivasyonları paylaştı. Anlatısı, mekân değiştikçe kadın deneyiminin nasıl dönüşebildiğini ama bazı ortak duyguların nasıl taşındığını düşündürdü.
Yasemin Küçük; topluluğumuzun “mucit kadını” olarak, geliştirdiği icadın hikâyesini aktarırken üretim süreçlerinde karşılaştığı zorlukları ve bunlarla kurduğu ilişkiyi paylaştı. Anlatısı, toplumsal yaşamda, ilişkilerde ve iş hayatında kadın olmanın katmanlı yapısına güçlü bir yerden temas etti.
Betül Altıntaş; müzecilik alanındaki deneyimleri üzerinden bu iş alanında kadın olmayı ele aldı. Kurumsal yapıların içinde var olma, üretme ve söz söyleme biçimlerine dair paylaştıkları, yaratıcı önerilerle birlikte hepimize ilham verdi.



Seniha Yılmaz; enstrümanı ve sesiyle hikâyesini yaratıcı bir şekilde ifade etti. Genç bir kadın olarak dünyaya nasıl baktığını paylaşırken, önyargıların ne kadar hızlı oluşabildiğini ve ne kadar kolay dağılabildiğini güçlü bir şekilde hissettirdi.


Hikayelerini büyük bir samimiyet ve güvenle paylaşan tüm kadınlara; müziğiyle aramıza yeni katılan Seniha’ya; zihin egzersizleri ile bağlarımızı güçlendiren Nilüfer’e ve ay başında gerçekleştirdiğimiz “İstanbul Bitmeden” rotasındaki rehberliği için yazar Ayşegül Kaya’ya yürekten teşekkür ederiz.
Topluluğun Yönü: Üretim, Sorumluluk ve Sınırlar
Buluşmanın sonunda, Suriçi Topluluğu’nun nasıl bir yönde ilerlemek istediğine dair kısa bir değerlendirme yaptık. Özellikle üretim odaklı çalışmalar, proje geliştirme, sürdürülebilirlik ve destekleyici faaliyetlerin kapsamı üzerine fikirler paylaşıldı. Bununla birlikte, bu üretim alanlarının hangi sorumluluklarla birlikte geleceği ve topluluk olarak hangi sınırların gözetileceği de birlikte düşünülmeye başlandı. Bu fikir alışverişinin, önümüzdeki dönemde daha somut adımlara dönüşebilecek ortak bir çerçeveye hizmet etmesini diliyoruz.


Gelecek Ayın Gündemi
Nisan ayında “Soylulaştırma ve Kentsel Dönüşüm” temasıyla yeniden bir araya geleceğiz. Etkinlik, gezi, yazı ve araştırma önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Suriçi’ni tanımaya, anlamaya ve yaşayanlardan dinlemeye devam ediyoruz. Bize katılın, birlikte keşfetmeye ve üretmeye devam edelim.
